|
Neler eklenebilir? Lütfen
fikirlerinizi bilgi @ kemaliye.net ye gönderiniz. Teşekkürler!
Eğin Manileri
Ağam yolladığım yazmayı yaktım
Tükettim ömrümü yoluna baktım
Kömür gözlerini sevdiğim ağam
Ya senin kaderin ya benim bahtım
Akşam olur tren kalkar garından
Yandım Allah ayrılığın zarından
Kimi yavrusundan kimi yarından
Yine bugün ayrılığın günüdür
Bahçeye endimde kokmuyor gülüm
Ah çeksem semayı doldurur ünüm
Ela gözlerini sevdiğim ağam
Seni anmadıkça geçmiyor günüm
Beyazmıdır eteğimde püskülleri
Kahırdan solmuştur gksümde güller
Nice kırmızıyı kara eyledi
Dalımı budayan o gurbet eller
Bir mektup yazdırdım karakuşlara
Ağam beni kattın başıboşlara
Nasip ola dolanada gelesin
Bende garışayım gönlü hoşlara
Çıkıp yüce dağlara karlar düşürem
Bağrım ataş olmuş kahve pişirem
Merhamete gelde bir sile eyle
Bende eller gibi kahkül düşürem
Gökte isan merdivenler kurayım
Yerde isan arayıpta bulayım
Ela gözlerini sevdiğim ağam
Bir canım varsa sana kurban vereyim
Gurbetin yolları demir çakmaktan
Hun oldu yüreğim yola bakmaktan
Kara gözlerini sevdiğim ağam
Gel bir sila eye kurtul günahtan
İstanbul’da taze bitmiş navun var
Ne imansız merhametsiz yarim var
Hey imansız merhametsiz nazlı yar
Ben el kızı isem taze yavrum var
İstanbul içinde aynalı Çeşme
Gözümün yaşıdır eğilip içme
Kara gözlerini sevdiğim ağam
Elleri görüpte benden vazgeçme
İstanbul’da derler Balıkpazarı
Değmesin ağama elin nazarı
Sen gurbet ildesin bende Eğin’de
Böylemi seninle ettik pazarı
İstanbul içinde kireçli çeşme
Kireçli çeşmenin suyunu içme
Elagözlerini sevdiğim ağam
Mevlayi seversen bizden vazgeçme
İstanbul içinde öter bir keklik
Sana vatan oldu bize gurbetlik
Kömürgözlerini sevdiğim ağam
Bizi kavuşturan olur cennetlik
İstanbul yollarını demir çakmaktan
Hun oldu yüreğim yola bakmaktan
Elagözlerini sevdiğim ağam
Gel bir sıla eyle kurtul günahtan
İstanbul postası banamı haram
Bağladı yüreğim dert ile verem
Yokmuki orada mürekep kalem
Yaza yollayasın bir kuru selam
İstanbuldan gelir hassa bezleri
Karadır kaşları Ela gözleri
Akşam olur odasına dönünce
Hatırlarmı acep bizleri
Issız hanelere giremiyorum
Derdimi ellere diyemiyorum
Bende nazlıyardan ayrı düşeli
Karışıp ellere gülemiyorum
İreyhan ekmişim gül ekmişim
Unutmuş dibine su serpmişim
Elagözlerini sevdiğim ağam
Böyle hasretliği hiç çekmemişim
İreyhan incedir mordur tohumu
Efkarlı olunca almam uykumu
Elagözlerini sevdiğim ağam
Hasretlik bulut tuttu ufkumu
İğde ağacına diledim dilek
Birimiz huriyiz birimiz melek
Kadirmevlam senden bir isteğim var
Mezara yarimle beraber girek
İki Turnam gelir yolda yorulmuş
Şahin kanatları kırılmış
Sevgililer birbirinden ayrılmış
Akan sular fizahından kurumuş
İki turna gökyüzünde buluşur
Yüreğime ateş düşmüş tutuşur
Kömürgözlerini sevdiğim ağam
Sevişen insanlar çetin kavuşur
İkiyan üstüne kaşlar kıvrılmış
Deligönlüm bir yiğite vurulmuş
Elleri koynunda bir gelinağlar
Oda benim gibi yardan ayrılmış
İlkbaharda çiçek açar dağımız
Yaz gelince meyve verir bağımız
Yine gurbet ile düştü yolumuz
Ya suyumuz çekti ya toprağımız
İnci midir sedef midir dişlerin
Kalemlemi çizilmiştir kaşların
Üçbiryana beş biryana saçların
Tarayıpta muradımı almadım
İnip hasbahçeye hayal kuramam
Cevahir dökseler elim vuramam
Kömürgözlerini sevdiğim ağam
Sensiz bu illerde daha duramam
Hasbahçede kırmızı gül
Ben olmuşum nazlı yarın hastası
İnem bakam yar kokusu gelirmi
Şimdi gelir İstanbul postası
Hasbahçeye indim gülün duruyor
İllerin ki açmış benim kuruyor
Karagözlüm acep neden ağlamış
Gözünün yaşını silip duruyor
Hasbahçenin divarını yol sandım
Ayağıma diken battı gül sandım
Elagözlerini sevdiğim ağam
Hasiretlik çeke çeke usandım
Hasbahçede kırmızıgül elvansız
Bir onulmaz derde düştüm dermansız
Gözlerimden yaş yerine kan akar
Seni merhametsiz dinsiz İmansız
Hasbahçede kırmızı gül duruyor
Biri açılmadan biri kuruyor
Güzel gelin nazlı yardan ayrılmış
Gözünün yaşını silip duruyor
Hasbahçede kırmızı gül haraben
Netmiş idim şu muhannet yara ben
On parmağın kandil diye yandırdı
El yaradı yaramadım yara ben
Hasbahçenin gülü solana kadar
Yaprağı dibine dolana kadar
Vallahi nazlı yar unutmam seni
Azrail göksüme konana kadar
Hasbahçede erik kırdım kayısı
Benim ağam yiğitlerin iyisi
Gece gündüz yalvarırım Mevlaya
Engel öle bana kala kendisi
Hasbahçeye kırmızı gül dikesin
Ben cahilim beni kimler eğlesin
Sabahın erinden uçan turnalar
Efkarımı nazlı yare söylesin
Hasbahçenin gülü naz ile açar
Güzellik igreti gelirde geçer
Elagözlerini sevdiğim ağam
Senden ayrı günüm ah ile geçer
Hasbahçenin süsü kırmızı güldür
Bülbül ahvalimi yarime bildir
Görün müyon dünya malı gözüme
Yarimi gönder de yüzümü güldür
Hasbahçeye kazdırmışım bir havuz
Etrafına diktim gül ile nevruz
Kömürgözlerini sevdiğim ağam
Gittin gurbet ile kaldım yalanız
Hasbahçede yine güller sararmış
Kırmızıgül çevre yanın har almış
Bana derler niye böyle şaşkınsın
Aklımı başımdan nazlı yar almış
Hasbahçede güller solduda gitti
Ağlamadı gözü doldu da gitti
Ne ben yardan doydum nede yar benden
Altı ay olmadan koydu da gitti
Halimi arz edem nazlı yar sana
Çok cefa çektirme yazıktır bana
Elagözlerini sevdiğim ağam
Senden ayrı hergün azaptır bana
Halimi yazarken doldu gözlerim
Çoktur ama yazmadım sözlerim
Elagözlerini sevdiğim ağam
Derdim çoktur derunumda gizlerim
Hasretinle çok akıttım yaşımı
Nere alıp gidem garip başımı
Kadirmevlam acep o gün olurmu
Yar ile yastığa koyam başımı
Her doktora ben yaramı açamam
Kuş olupta kanatlanıp uçamam
Elagözlerini sevdiğm ağam
Ölürüm bende senden geçemem
Her sabah her sabah gelip geçersin
Kanımı kadehe koymuş içersin
Elagözlerimi sevdiğim ağam
Ne candan seversin ne vazgeçersin
Her sabah her sabah çıkarım dama
Nazlıyar uzakta görünmez bana
Öt ki şaki bülbül yarim uyana
Can gerek ki bu sevdaya dayana
Her posta gelince olurum sersem
Bu dert iflah etmez kimlere sorsam
Elagözlerini sevdiğim ağam
Bana da yazıktır hasret ölürsem
Huma kuşu yüksek uçar havadan
Bülbül gibi ayrılmışım yuvadan
Gece gündüz budur arzum dileğim
Biraraya cem eylesin yaradan
Gemürgap taşında atılan taşlar
Dökülmüş dibine elmalar armutla
Dozerlerin geçiverdiği yerde
Ne ağaç kalıyor ne dahi otlar
Görünmüyor karşı bağın taşları
Ötüşmüyor bülbülleri, kuşları
Kendi vatanımda kalmışım garip
Şu kahpe feleğin kahpe işleri
Gemim teknesini vurmuş karaya
Merhem yok mu sinemdeki yaraya
Ne sen benden doydun ne de ben senden
Değer vermem kazandığın paraya
Gidemeyim duman almış yolumu
Felek kırmış kanadımı molumu
Bir gün olur dolanırda gelirim
Kesme ümidini bekle yolumu
Katırcı katırın gala miriye
Götürme yarimi gönder geriye
Kara kaşlarına ela gözüne
Vermişim gönlümü almam geriye
Sabahın erinde yolcu ettiler
Aklımı başımdan aldı gittiler
Götüren katırcı görmesin cennet
Beni nazlı yardan ayırt ettiler
Su değilem oluklardan atılam
Mal değilem pazarlarda satılam
Kara gözlerini sevdiğim ağam
Vadem yetmeyiki ölem kurtulam
Yollarına yağan kar mıdır yine
Güller ağlatan harmıdır yine
Ben ölüpte tenim toprak olanda
Çiğne geç üstümden hasretim yine
İstanbul dedikleri
Şekerdir yedikleri
Hiç aklımdan gitmiyor
Ağamın dedikleri
Ee diyem uyuyasın
Uyu ki büyüyesin
Yalvarırım Mevlâ'ya
Babalı büyüyesin
Eyler diyem yatasın
Kan uykuya batasın
Eğer uykun yok ise
Satın alam yatasın
Ee diyem eyler edem
Büyüdüm beyler edem
Katam bey sürüsüne
Ardından seyran edem
Ee diyem eda ile
Sen uyu seda ile
Ben sana eyler diyem
Sen uyu safa ile
Karanfil oylum oylum
Geliyor selvi boylum
Selvi boylum gelince
Şad olur benim gönlüm
Karanfilim budama
Safa geldin odama
Gelirse güzel gelsin
Çirkin koymam odama
Karanfil oymak oymak
Olur mu yardan doymak
Yardan doydum diyenin
Caizdir boynun vurmak
Karanfilsin tarçınsın
Neden böyle hırçınsın
Ne büyüksün ne küçük
Tamam benim harcımsın
Karanfil olacaksın
Saranp solacaksın
Ben müftüye danıştım
Sen benim olacaksın
Karanfil usta beni
Sen ettin hasta benî
Garip bülbüller gibi
Kafeste besle beni
Karanfilim desteyim
Bülbülle kafesteyim
Söyleyin nazlı yare
İylenmemiş hastayım
Aklım yara bağlıdır
Başım kara bağlıdır
Yarama dokunmayın
Yar eliyle bağlıdır
Bu dağda maral gezer
Zilfin bağnmı ezer
Bu dağlar bizim dağlar
Burda yâdlar ne gezer
Bülbülüm bağ gezerim
Aşıkım dağ gezerim
Yüz yerde yüz yaram var
Yâr bilir sağ gezerim
Bu
dağlar tazelensin
Çiçekle bezelensin
Ne gözüm yari görsün
Ne yaram tazelensin
Bu
iller karıştı gel
Dost düşman barıştı gel
İyi günde gelmeyen
Kötü gün erişti gel
Kekliğin sürüsünü,
Av ettim birisini,
Ben yiğit ona derim,
Getire gerisini.
Karanfil haşlanır mı
Saksısı taşlanır mı
Küçükken bir yar sevdim
Ele bağışlanır mı?
Karanfil kater oldu
Ayrılık yeter oldu
Uzun boy güzel fidan
Gözümde tüter oldu
Çayda balık yan gider
Deşme yarem kan gider
Bana doktor neylesin
Ecel gelmiş can gider
Eğin yolu düz olsun
İçi dolu kız olsun
Doksan dokuz yarem var
Bir de sen vur yüz olsun
Ekin ektim yerlere
Su topladım göllere
Allah beni nasip et
Kaynanasız evlere
Fidan diktim söküldü
Yapraklan döküldü
Ellerin yari geldi
Benim boynum büküldü
Gül
düğümü
Karşıda güldüğümü
Yarim burdan gideli
Kim görmüş güldüğümü
Karanfil
başlı gerek
Bir hilal kaşlı gerek
Nideyim taze yari
Yar orta yaşlı gerek
Acır yaram acır yaram
Ok değmiş acır yaram
Çekmesem yara benim
Çekersem acır yaram
Dilen gez dilen gez
Yoksul isen dilen gez
Gurbette bay olmadan
Gel yurdunda dilen gez
Almayanı almayanı
Almazlar almayanı
Nasıl kabre koyarlar
Muradın almayanı
Kaynaklardan
Derleyen:
Aytül Erdaloğlu
|