Tatil, turist
doğal ürünler, outdoor, rafting, kano, trekking. Tatil
fırsatları. Bot safari. Anadolu evleri, tarihi kültür
turları.
istamboul, Canakkale, Anzac
Tour, Anzac day Cappadocia, Hotels in Cappadocia, Cappadocia
Hotels, tours Cappadocia, baloon tours, cave hotels in
cappadocia, Kapadokya, sufism, sufist, Kayseri, Hotels in
Kayseri, Kayseri Hotels, tours in Kayseri, Trabzon, Trabzon
Hotels, Hotels in Trabzon, tours Trabzon, laz, sumela
manastiri, monastery, Sinop, Sinop Hotels, Hotels in Sinop
İ
Ankara unutunca, kendini spora verdi.
Tarih: Belirsiz
Bir gün Vali Recep Yazıcıoğlu,
televizyonda hararetle sistem eleştirisinde bulunuyormuş.
Devrin içişleri bakanı yanındaki müsteşarına dönerek
sormuş; "Yahu bu adam kimden kuvvet alıyor?" Müsteşar
cevaplamış; "Herhalde sizden efendim!"
Sıradışı çıkışları ile tanınan Erzincan Valisi Recep
Yazıcıoğlu, 8 senedir aynı şehrin valiliğinde kalarak bir
rekorun da sahibi oldu. Tabii orada kalması ya da gitmesi
kendi iradesine bağlı değil. Ama Türkiye'de 8 senede 8
hükumet değişmesine, bunun da farklı farklı partilerden
en az 8 içişleri bakanı anlamına gelmesine rağmen,
Yazıcıoğlu hiçbir valiler kararnamesinde yer almadı.
Sanki, Ankara onu Erzincan'da unuttu.
Tecrübesi, birikimi ve performansı dikkate alındığında
aslında Erzincan'dan büyük şehirlere gelmesi beklenen bir
idareci Yazıcıoğlu. Ama kendisine sorarsanız tayinlerde
küçük-büyük şehir diye bir prosedür mevcut değil,
valiliğe Eskişehir'den, Trabzon'dan başlayanlar var.
Valiliğin politik bir makam olduğunu, dolayısıyla
herhangi bir şehre tayinin tamamen hükumetin takdiri
olduğunu söylüyor.
En genç vali olarak işe koyulmuştu
36 yaşında Türkiye'nin en genç valisi olarak Tokat'ta
göreve başladığında, validen çok şantiye şefi gibi halkla
bütünleşerek bir 'Toplum Kalkınma Modeli' ortaya
çıkarmıştı. O dönemde devlet-halk dayanışmasıyla Tokat ve
onun köylerinde bütün Cumhuriyet tarihinde yapılandan
daha fazla derslik inşa edildi. Üstelik bu inşaatların
birim maliyeti bütün devlet ihalelerinin altında
gerçekleşti. Çünkü bu modelde aracılar, müteahhitler,
ihaleler ortadan kaldırılıyor, bizzat Özel İdare ile halk
elele iş yapıyorlardı.
Yazıcıoğlu, Tokat'ta iken yılın bürokratı seçildi.
Uyguladığı model basında büyük ilgi gördü.
Üniversitelerde tez konusu oldu. Kendisinin de bu konuda
bir kitabı bulunuyor. Devlet çarkı içinde bürokrasinin
nasıl bir dev olduğunu söyleyen, Türkiye'nin her dakika
Ankara'ya taşınmakta bulunuşunu şiddetle tenkit eden,
Türkiye'nin otuzlu yılların idare etme anlayışı ile
yönetilemeyeceğini söyleyen, Türkiye'de yaşanan aydın
oligarşisine, bürokrasi despotizmine karşı çıkan hep o
idi.
Dört sene Tokat'ta valilik yaptıktan sonra Aydın'a tayin
edilen Yazıcıoğlu, 1991 senesinde de Erzincan valiliğine
geldi. Tam o sırada da Erzincan depremi şehri yerle bir
etti. Yazıcıoğlu, yıkılan şehri kısa sürede yeniden inşa
etme başarısı gösterirken burayı Türkiye'de altyapı
sorunu olmayan tek şehir haline de getirdi ve
Cumhurbaşkanı Demirel'e şu sözü söyletti; "Türkün kısa
zamanda ne yapabileceğini merak edenler Erzincan'ı
görsünler..." Erzincanlılar, 500 milyon dolar harcanarak
yeniden inşa edilen Erzincan'da deprem zenginleri ortaya
çıkartılmadığına da dikkat çekiyorlar.
Ankara'nın Erzincan'da unuttuğu Vali Yazıcıoğlu, son
zamanlarda söz ve icraatlarından çok yaptığı sporla
gündeme geliyor. Rafting, dağcılık, yamaç paraşütü vali
beyin son gözdeleri. Aynı zamanda beyaz ekmek ve boyalı
meşrubat karşıtı kampanyaları da duyuluyor.
Bu faaliyetler tamam da, konuşmaları adeta birer sivil
muhtıra gibi anlaşılan Yazıcıoğlu artık konuşmayacak mı?
Vali bey "Ben öyle aman aman şeyler söylemiyorum.
Söylediklerim 5 yıllık kalkınma planlarında yazan,
hükumet programlarında yeralan, Meclis'ten geçmiş ama
hayata geçememiş konular. Karnımdan değil yürekten
konuşuyorum" diyor. Sporla ilgili olarak da depremden
sonra sporu ihmal ettiğini, ancak şimdi fırsat bulduğunu
belirtiyor. Sporun, doğal güzellikleri ortaya çıkarmanın,
Doğunun imajını değiştirmek için psikolojik bir mücadele
olduğuna işaret ediyor. Yazıcıoğlu, rafting yaparken 76
yaşında bir Erzincanlının kendilerine katıldığını, bunun
da sporu yaygınlaştırma adına güzelliğine değiniyor.
Recep Yazıcıoğlu, Erzincan'da halk-devlet işbirliği ile
kalkınmanın devam ettiğini 350 köye içme suyu
götürüldüğünü, 150 köye derslik yapıldığını söyledikten
sonra yılan hikayesine dönen Başpınar Köprüsü için 1
trilyon istenirken kendilerinin bunu 100 milyara
tamamladıklarına dikkat çekiyor. Kemaliye-Ankara yolunu
200 kilometre kısaltan 7 kilometrelik Taşyol Tünel
çalışmasının mahalli imkanlarla 6 kilometresi de bitmiş
durumda. Kendisine hangi şehre vali olmak istediğini
sorduğumuzda, kaymakam olurken ilk tayini için problemi
ve potansiyeli çok olan bir yer istediğini anlatıyor ama
valilerin böyle bir tercihi ve teklifinin olamayacağını
hatırlatıyor. Kendisinin görmezden gelinme sebebi için de
"Biz il başkanlığı değil valilik yaparız. İl başkanlarına
da valilik yaptırmayız" diye cevaplandırıyor. Bunca
senenin tecrübesiyle de, "İhtiyaç varsa, bu takdir
edilecekse hazırız, edilmeyecekse de hazırız" diye de
ekliyor.
Recep Yazıcıoğlu ne söylerse söylesin ilk valiliğini
genel nüfusu 600 bin olan Tokat'ta, ikinci valiliğini 700
bin nüfuslu Aydın'da yaparken, 300 bin nüfuslu Erzincan'a
tayin edilip 8 sene tutulması bu tayinin sürgünden öte
ceza olduğunu getiriyor akla. Bürokrasideki yaşlı kesimin
Yazıcıoğlu'nu sevmediği biliniyor. Büyük şehre gidip daha
büyük işler yapması statükocuları daha fazla rahatsız
edeceği için "olmuş meyvayı dalında çürütmek" formülünü
işletiyorlar.
"Halk da sınıfta kaldı"
30 yılı aşkın meslek hayatında aydın despotizmine karşı
sözleri, oligarşik yapıya tenkitleri ile gündeme gelen
Recep Yazıcıoğlu, şimdilerde halka da yükleniyor. Gelecek
için karamsar olduğunu belirten Vali; "Herkes sisteme
teslim, yeniden yapılanma için eylem yok. Halkın talebi
yok. Halkımız duyarsız, ilgisiz. Çarkıfelek'e, Sibel
Can'a gösterdiği ilgiyi değişime göstermiyor. Siyasi
iktidar bindiği dalı neden kessin? Duyarsız yığınlar
kendi varlığının farkına varmadı, çünkü örgütlenemedi.
Bana sorarsanız millet sınıfta kaldı. Halkımız korkuyor
çünkü ana dayağı, baba dayağı, polis dayağı, asker dayağı
ile halkımızı korkutuyoruz. Bu kadar dayaktan sonra
duyarsız oluyor. O kadar ki; kendisine zararlı olan
yiyecek ve içecekleri söylüyoruz adam anlamıyor. Beyaz
ekmek yeme, beyaz ekmek demek nişasta demek, tansiyon,
kolesterol demektir diye anlatıyoruz, adam yine gidip
beyaz ekmek alıyor. Boyalı içecek içme diyoruz, tabii
içecek, ayran iç diyoruz adam anlamıyor. İçki, sigara
tüketimi ve kumar oynamada dünyada dördüncüsüyüz. Bu
muazzam halktan ne beklenir!"
2 Haziran'da 52 yaşına giren Recep Yazıcıoğlu, o kadar
şikayetçi ve ümitsiz ki; mezar taşına şunu yazdırmayı
düşünüyor; "Hür, demokrat, adam gibi bir ülkede
yaşayamadan gitti". Bunları halkımızı tahrik etmek için
söylediğini belirten Yazıcıoğlu maalesef kimsenin
takmadığını da üzülerek belirtiyor. 'Yeniden yapılanma',
'üreten vali' söylemlerinin sık sık gündeme geldiği şu
günlerde, bakalım Vali Recep Yazıcıoğlu yine Erzincan'da
unutulacak mı?
tour, gallipoli, Edirne, Edirne Hotels, Hotels in
Edirne, tours Edirne, Central Region of Turkey, Ankara, Ankara
Hotels, Hotels in Ankara, Tours Ankara, estambuli istambul, Turkei,
Turkiye, Turquia, Istamboul, Bursa, Bursa Hotels, Hotels in Bursa,
Tour in bursa, Hotels of Bursa, Canakkale, Canakkale Hotels, Hotels
in Canakkale, Hotels of Canakkale, Troya, Tours in kapatuka,
Konya, Konya Hotels, Hotels in Konya, tours Konya, mevlana
celalettin rumi, dervishes,